ümbül çiçeğinin adı Farsça da sümbül olarak da bilinir. Genellikle süs için yetiştirilen çok gösterişli soğanlı bir bitkidir. Latince ismi hyacinthus tur.
Zambakgiller familyasındandır. Sümbül, soğanlı ve otsu bir bitkidir. Sümbül beğenilen bir süs bitkisidir, görünüşü çok güzel, renkleri değişik ve parlak, kokusu keskindir. Sümbül erken çiçek açar. Doğu Sümbül’ünün (hyacinthus orientaris) pek çok çeşidi vardır. Açık havada, yerde veya evlerde saksılarda yetiştirilebilir. Topraktan çıkarılan soğanı dinlenme devresi süresince 25 °C ‘ye yakın ısıda tutmak uygun olur.
Hoş kokulu çiçekleriyle en sevilen süs bitkilerinden olan Sümbül’lerin Akdeniz kıyılarında ve Afrika’ nın tropik kesimlerinde yabani olarak yetişen 30 kadar türü daha vardır. Yaygın bahçe Sümbül’lerinin çoğu Yunanistan ve Suriye’ nin yanı sıra Türkiye’ de kendiliğinden yetişen mor çiçekli bir Sümbül türünden elde edilmiştir. Sümbül çiçekleri tabanda toplanmış ince ve düzgün yaprak demetinin tam ortasında çıkan bir çiçek sapının ucunda açar. Dik salkımlar oluşturan bu hoş kokulu ve çansı çiçekler düz yada katmerli mavi, mor, sarı,kırmızı, pembe yada beyazdır.
Hollanda Sümbül’leri ise çok zengin renklere sahiptir. Çiçekleri kalın bir sapın çevresinde katmerli ve çok sayıdadır. Cinsine göre ağır veya hafif kokulu olabilir.
Sümbül soğanları eylül-ekim aylarında iyi gübrelenmiş toprağa 15 cm. derinlik ve 20-30 cm. aralıklarla dikilir. Tabii Sümbül’ler mart- nisan, Hollanda Sümbül’leri ise nisan-mayıs aylarında açar. Soğanları topraktan çıkarmaya gerek yoktur.
Kumlu ve gevşek toprağı tercih eder. Güneş ya da yarı gölge sever. Kış sonunda soğanları açar. Soğanları her yıl yavrular. Fazla su sevmez.
Hafif kumlu, geçirgen ve iyi cins topraktan hoşlanır.
Sümbül çiçeğini; doğrudan toprağa diktiğiniz taktirde dayanıklılığı konusunda sorun yaşamazsınız. Ancak saksı sümbüllerini dondan korumanız gerekir. Çiçek tarhlarında, çiçekliklerde kullanabilirsiniz. Çok yıllıktır. Çok soğan dikecekseniz, aralarının 10 cm olmasına dikkat edin.
Mantar, klorofil taşımayan
organizma. Sınıflandırmada
bitkiler alemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde
parazitolarak, ölü bitkilerin üzerinde
çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile
simbiyotik bir yaşam sürdürürler. Mantarların üremesi
sporlar yoluyla gerçekleşir. Toprağa dökülen sporlar rüzgarla ya da
böceklerle çevreye dağılır ve
toprakta yıllarca yaşayabilir. Mantarlar nemli ortamlarda gelişirler, bu nedenle
yağmurlardan sonra topraktaki
sporlar çimlenerek mantarları oluştururlar.
Önemli not: Yenebilen ve zehirli mantarlar yan yana yetişebilirler. Bazı yenebilen ve zehirli türler birbirine o kadar benzer ki bunu ancak bir mantarbilimci ayırt edebilir. Zehirli mantarların tadı yenebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Etinin rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamaz.
Mantarlar arasında insanların çeşitli amaçlarla yararlandıkları türler vardır.
Fermantasyonyaparak
alkollü içkilerin hazırlanmasında ve
ekmek yapımında kullanılan
Saccharomycestürleri,
antibiyotik eldesinde kullanılan
Penicillium türleri ve ergo alkaloitlerinin elde edildiği
Claviceps purpurea mantarı gibi.
Mantar cinsleri içinde 60 kadar tür ile temsil edilen
Amanita cinsi ayrı bir öneme sahiptir.Amanita türleri içinde yenebilen bir mantar olan '' Amanita caesarea''’nın yanı sıra, zehirli vehalüsinojen etkili '' Amanita muscaria ve Amanita pantherina ve öldürücü zehirli olan Amanita phalloides, Amanita verna ve Amanita virosa türleri yer alır. Amanita'' türleri diğer mantarlardan, şapkasının altında beyaz renkte ışınsal perdeler, yani lameller olması, sapın ortaya yakın kısmında sapı saran bir halka taşıması ve sapın alt kısmında yumurta kabuğu biçiminde bir çanakçık bulunması gibi özellikleri ile ayırt edilirler. Yenebilen Amanita caesareamantarında ise lameller ve sap altın sarısı rengindedir.
Mantarlar klorofil taşımayan organizmalardır. Sınıflandırmada bitkileralemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışmakonusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde parazit olarak, ölü bitkilerinüzerinde çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile simbiyotik bir yaşamsürdürürler. Mantarların üremesi sporlar yoluyla gerçekleşir. Toprağa dökülensporlar rüzgârla ya da böceklerle çevreye dağılır ve toprakta yıllarcayaşayabilir. Mantarlar nemli ortamlarda gelişirler, bu nedenle yağmurlardansonra topraktaki sporlar çimlenerek mantarları oluştururlar. Yenebilenve zehirli mantarlar yan yana yetişebilirler. Bazı yenebilen ve zehirlitürler birbirine o kadar benzer ki bunu ancak bir mantarbilimci ayırt edebilir.Zehirli mantarların tadı yenebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Etininrengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamaz.
Mantarlar arasında insanların çeşitli amaçlarla yararlandıkları türlervardır. Fermentasyon yaparak alkollü içkilerin hazırlanmasında ve ekmekyapımında kullanılan Saccharomyces türleri, antibiyotik eldesindekullanılan Penicillium türleri ve ergo alkaloitlerinin elde edildiğiClaviceps purpurea mantarı gibi.
Mantar cinsleri içinde 60 kadar tür ile temsil edilen Amanita cinsiayrı bir öneme sahiptir. Amanita türleri içinde yenebilen bir mantarolan Amanita caesarea’nın yanı sıra, zehirli ve halüsinojen etkiliAmanita muscaria ve Amanita pantherina ve öldürücü zehirliolan Amanita phalloides, Amanita verna ve Amanita virosatürleri yer alır. Amanita türleri diğer mantarlardan, şapkasınınaltında beyaz renkte ışınsal perdeler, yani lameller olması, sapın ortayayakın kısmında sapı saran bir halka taşıması ve sapın alt kısmında yumurtakabuğu biçiminde bir çanakçık bulunması gibi özellikleri ile ayırt edilirler.Yenebilen Amanita caesarea mantarında ise lameller ve sap altınsarısı rengindedir.